Arafta Rüya

50.000,00

Kategoriler:

Açıklama

Topraklanma Serisi: ‘ Arafta Rüya’

Boyut: 100 x 70

“Rüya”, bilincin çözülmeye başladığı, sembollerin kavramsal yüklerinden arınarak saf biçimlere
dönüştüğü bir geçiş alanını temsil eder.Bu eser, izleyiciyi doğrudan bilinçdışı topografyasının bir
katmanına yerleştirir: burada imgeler düşünülmeden gelir, sesler şekilsizdir, anlam ise dağınık
ama hissedilirdir.Yukarıdan aşağıya doğru akan 0’lar, X’ler, gözler ve altın kafatası formundaki
imgeler, zihinsel ve sezgisel katmanların birbirine sızdığı bir akış içinde yerleştirilmiştir.Bu
figürler, artık temsil edici değil; rüyanın sembolik diliyle konuşan ögelerdir. Her biri bir yarı-anı,
bir kırık fikir, bir düşsel tortudur.Eserin alt yarısını kaplayan gri ve kahverengi dokulu zemin,
doğrudan toprak gibi hissedilir.Ancak bu toprak artık yüzey değil; hafızanın kendisidir.
Bastırılanların, unutulanların, yarım kalanların katılaştığı bir rüya tortusudur.Bu yüzeyde beliren
pembe işaretler, rüya sırasında hatırlanmak için çırpınan sembollerdir.Üste doğru yükseldikçe,
semboller belirginleşir, canlılaşır; bu da rüyadaki imgelerin bilince yükselişini ya da uyanıklık
anına yaklaştıkça sembollerin daha tanıdık hale gelmesini ima eder.Rüya, burada sadece bir gece
deneyimi değil;
bilinç ile bilinçdışı arasında süzülen varoluşsal bir frekanstır.Toprak ise bu frekansın taşıyıcısıdır:
düşlerin gömüldüğü, kaydedildiği ve zaman zaman geri çağrıldığı hafıza alanı.

Anahtar

Anahtar

Geçmiş

Geçmiş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir